Mobil Uygulama mı, Mobil Site mi: Hangisine İhtiyacınız Var

tarihinde yayımlandı 5 dk okuma Uygulama lehine peşinen verilen karar çoğu zaman yanlış. İki yolun gerçek farkı, uygulama ve mobil site lehine işaretler, uygulama yaptırmanın maliyet kalemleri ve kararı netleştiren üç soru.
Mobil Uygulama mı, Mobil Site mi: Hangisine İhtiyacınız Var

Müşterilerinize telefondan ulaşmak istiyorsunuz ve önünüzde iki yol var: mağazadan indirilen bir uygulama ya da telefonda düzgün çalışan bir site. Mobil uygulama mı mobil site mi sorusu çoğu görüşmede uygulama lehine peşinen cevaplanmış oluyor, çünkü uygulama daha ciddi görünüyor. Karar ise kullanım biçimine göre verilmeli.

Bu yazı o kararı vermenize yardım etmek için. Sonunda uygulamaya karar verirseniz hangi maliyet kalemleriyle karşılaşacağınızı da sıraladık; rakam vermedik, çünkü rakam kapsam çıkmadan verilemiyor.

İki yolun gerçek farkı

Mobil site, tarayıcıda açılan ve telefona göre düzenlenmiş bir web sitesi. Kurulum gerektirmiyor, bağlantıyla paylaşılıyor, arama motorunda bulunuyor ve tek bir kod tabanı her cihazda çalışıyor. Güncellemesi sunucuda yapılıyor, kullanıcının bir şey indirmesi gerekmiyor.

Mobil uygulama, mağazadan indirilip telefona kurulan yazılım. Kurulduğu için ana ekranda bir simgesi var, kamera, konum, kişiler gibi cihaz özelliklerine daha geniş erişiyor, çevrimdışı çalışabiliyor ve bildirim göndermek için en güvenilir yol bu. Karşılığında iki platform için ayrı ayrı mağaza süreci, güncelleme ve bakım yükü taşıyor.

Arada bir yol daha var: ana ekrana eklenebilen web uygulamaları. Tarayıcıda çalışıyor ama uygulama gibi açılıyor; sınırlı çevrimdışı desteği ve platforma göre değişen bildirim desteği var. Mağazaya girmiyor, dolayısıyla mağaza süreci de yok. Bazı işler için yeterli oluyor, ama cihaz özelliklerine erişimi uygulamaya göre dar.

Mobil uygulama lehine işaretler

Şu durumlardan en az biri varsa uygulama konuşulmaya değer:

  • Tekrar eden kullanım. Kullanıcı haftada birkaç kez geri geliyor. Sipariş veriyor, randevu alıyor, bir şeyi takip ediyor. Yılda bir kez bakılan bir iş için uygulama indirtmek zor.
  • Bildirim işin merkezinde. Sipariş durumu, randevu hatırlatması, kampanya bildirimi gibi anlık mesaj işin parçasıysa uygulama bunun en sağlam yolu.
  • Çevrimdışı çalışma. Saha ekibi internetin olmadığı yerde form dolduruyor, depo sayımı yapılıyor, veri sonra eşitleniyor.
  • Cihaz özelliklerinin sürekli kullanımı. Kamera ile barkod okutma, arka planda konum takibi, Bluetooth cihazla konuşma.
  • Sadakat ilişkisi. Puan, kart, üyelik gibi kullanıcının telefonunda durmasını istediğiniz bir şey var.

Mobil site lehine işaretler

Şunlar varsa uygulamaya girmeden önce iki kez düşünün:

  • Kullanıcı sizi arama motorunda buluyor ve ilk kez geliyor. Uygulama kurmasını istemek, henüz güven kurulmamışken yüksek bir eşik.
  • İçerik ağırlıklı bir işiniz var: tanıtım, hizmet açıklaması, blog, iletişim. Bunların hepsini mobil site daha iyi yapıyor ve arama motorunda bulunuyor.
  • Kullanım seyrek: yılda birkaç kez bakılan bir rezervasyon, bir başvuru, bir ödeme.
  • Bütçe tek platforma yetiyor. Yalnız iOS ya da yalnız Android çıkmak müşterilerinizin bir kısmını dışarıda bırakıyor; mobil site ikisine aynı anda ulaşıyor.
  • Ekip uygulamayı yayından sonra güncellemeye zaman ayıramayacak. Güncellenmeyen uygulama bir süre sonra çalışmıyor ya da mağazadan kaldırılıyor.

Çoğu işletme için doğru sıra şu: önce telefonda düzgün çalışan bir site, sonra kullanımı ölçüp uygulamaya ihtiyaç olup olmadığına veriyle bakmak. Sitede tekrar gelen kullanıcı oranı, oturum başına işlem sayısı ve "ana ekrana ekle" kullanımı, uygulama kararını tahminden kurtarıyor. Sitenin kendisinde neler olması gerektiğini kurumsal web sitesinde olması gerekenler yazısında anlattık.

Mobil uygulama yaptırmanın maliyet kalemleri

Uygulamaya karar verdiyseniz tekliflerde göreceğiniz kalemler bunlar. Her birinin ağırlığı projeye göre değişiyor.

Kapsam ve ekran akışı. Hangi ekranlar var, her biri ne yapıyor, kullanıcı nereden nereye gidiyor. Bu belgenin yazılması tek başına bir iş ve sonradan en çok tartışmayı bitiren şey bu.

Arayüz tasarımı. iOS ve Android'in kendi alışkanlıkları var; tek tasarımı ikisine birden uygulamak kullanıcıyı yoruyor. Ekran sayısı tasarım maliyetini doğrudan belirliyor.

Sunucu tarafı ve API. Uygulamanın konuştuğu veri bir yerde durmalı. Mevcut bir sisteminiz varsa ona bağlanmak, yoksa sıfırdan yazmak gerekiyor. Projelerde en çok süreyi yiyen kalem genelde bu oluyor, çünkü tasarım masasında görünmüyor.

İki platform için geliştirme. Tek kod tabanıyla iki platforma çıkmak mümkün ve bakımı daha ucuz; ama yoğun grafik ya da özel donanım gereken işlerde yerel geliştirme gerekebiliyor.

Üyelik ve oturum. Giriş, şifre sıfırlama, telefon doğrulaması, hesap silme. Hesap silme yolu her iki mağazanın da aradığı bir şey; eksikse yayına girmiyor.

Bildirim altyapısı. Bildirimin gönderilmesi, izin ekranı, hangi kullanıcıya ne zaman ne gidecek kurgusu.

Ödeme. Fiziksel ürün ya da hizmet satışında kendi ödeme altyapınız kullanılabiliyor; dijital içerik ve abonelik satışında mağazaların kendi satın alma sistemi zorunlu ve bu sistemler komisyon alıyor. Bu ayrım iş modelinizi etkiliyor, baştan netleşmeli.

Test dağıtımı ve hata izleme. Gerçek cihazlarda test, çökme kayıtlarının toplanması ve iç test kanallarının kurulması.

Mağaza hesapları ve yayın süreci. Geliştirici hesapları, imzalama sertifikaları, gizlilik formları, ekran görüntüleri, inceleme süreci. Bu ayrı bir iş ve ayrıntısını uygulama yayınlama sayfasında anlattık.

Yıllık bakım. İşletim sistemleri her yıl büyük sürüm çıkarıyor, mağazalar belirli araç sürümlerini zorunlu tutuyor. Uygulama bittikten sonra her yıl bir bakım bütçesi gerekiyor; bu kalem teklifte yoksa ekletin.

Kararı netleştiren üç soru

Kendinize sorun: Kullanıcı bu uygulamayı ayda kaç kez açacak? Uygulama olmadan bu işi yapmasının önündeki engel tam olarak ne? Uygulama yayına girdikten bir yıl sonra kim güncelleyecek?

İlk sorunun cevabı "birkaç kez" değilse, ikincisinin cevabı somut bir cihaz özelliği değilse ve üçüncüsünün cevabı yoksa, mobil site daha doğru yol. Bu üçü net cevaplanıyorsa uygulama kendini ödüyor.

Sık sorulan sorular

Hem mobil site hem uygulama yaptırmak mantıklı mı?

Çoğu uygulama projesinde zaten site de gerekiyor: arama motorunda bulunmak, paylaşılan bağlantıların açılması, gizlilik politikası gibi mağazanın zorunlu tuttuğu sayfalar. İkisinin aynı veriyi ve aynı oturumu kullanması baştan planlanmalı; sonradan birleştirmesi zor.

Önce tek platforma çıkabilir miyim?

Çıkabilirsiniz; yeni fikirleri tek platformda deneyip sonra genişletmek makul bir yol. Ama müşteri kitlenizin cihaz dağılımına bakmadan karar vermeyin. Kitlenin yarısı dışarıda kalıyorsa deneme sonucu da yarım kalıyor.

Uygulama fikrimi yapmadan önce nasıl test ederim?

Mobil sitede aynı işlevi basit biçimde kurup kullanımı ölçün. Tekrar gelen kullanıcı var mı, işlemi tamamlıyor mu, bildirim yerine e-posta ya da SMS işi görüyor mu. Bu verilerle alınan karar, toplantıda alınan karardan güvenilir.

Kararsız kaldığınız noktada ilk görüşmede birlikte bakıyoruz; iOS ve Android uygulama geliştirme hizmeti sayfasında kapsamı ve adımları yazdık, sonuç mobil site çıkarsa onu da söylüyoruz. Elinizdeki akışı anlatın, teklif alın.