İçerik Üretiminde Görsel Dil Nasıl Oturur

tarihinde yayımlandı 3 dk okuma Palet ve yazı tipi seçmekten ibaret değil: şablon seti, kontrast eşiği, platform oranları ve kararların yazılı hale gelmesi. Görsel dili altı ayda dağılmaktan kurtaran şeyler.
İçerik Üretiminde Görsel Dil Nasıl Oturur

Bir hesabın gönderilerine arka arkaya bakıldığında aynı yerden çıktıkları anlaşılıyorsa görsel dil oturmuş demektir. Oturmadığında da belli oluyor: her gönderi farklı bir yazı tipi, farklı bir mavi tonu, kimi köşeli kimi yuvarlak kutular.

Görsel dil, logodan ve renk paletinden daha geniş bir şey. Bir gönderinin nasıl kurulduğuna, fotoğrafın nereden çekildiğine, metnin görselin neresinde durduğuna, hangi durumda hangi şablonun kullanıldığına dair kararların toplamı.

Neden tek tek gönderilerden önce sistem kurulur

Görsel dili olmayan bir hesapta her gönderi sıfırdan tasarlanıyor. Bu hem yavaş hem de sonucu öngörülemez: aynı kişi iki farklı günde iki farklı şey yapıyor, yerine bakan kişi hiçbirine benzemeyen üçüncü bir şey yapıyor.

Sistem kurulduğunda üretim süresi belirgin biçimde kısalıyor. Tasarımcı "bu ne olacak" sorusunu değil "bu hangi şablon" sorusunu cevaplıyor. Kararların çoğu önceden verilmiş oluyor, geriye içeriği yerleştirmek kalıyor.

İkinci fayda tanınırlık. İnsanlar akışta kaydırırken logoya bakmıyor. Bir gönderinin kime ait olduğunu renk, tipografi ve düzenden çıkarıyorlar. Bu çıkarımın oluşması için aynı işaretlerin defalarca tekrar etmesi gerekiyor.

Sistemin parçaları

Çalışır bir görsel dil için şunların yazılı olarak belirlenmesi yeterli:

  • Renk paleti: bir ana renk, bir vurgu rengi, bir zemin tonu ve metin rengi. Beş renkten fazlası sistemi yönetilemez hale getiriyor.
  • Tipografi: bir başlık yazı tipi, bir gövde yazı tipi ve en fazla üç boyut kademesi.
  • Izgara ve kenar boşluğu: metnin kenardan ne kadar uzakta duracağı, görselin hangi oranda kesileceği.
  • Fotoğraf yaklaşımı: çekimlerin doğal ışıkta mı stüdyoda mı olacağı, insanlı mı ürün odaklı mı, kadrajın yakın mı geniş mi olacağı.
  • Şablon seti: soru-cevap, alıntı, ürün tanıtımı, duyuru, iş örneği gibi tekrar eden içerik türleri için hazır düzenler.

Şablon seti en çok işe yarayan parça. Beş ile sekiz arası şablon, aylık içeriğin büyük bölümünü karşılıyor. Şablonları hazırlarken metnin uzun geldiği durumu da deneyin; yalnızca kısa başlıkla test edilen şablon, gerçek metinle karşılaşınca bozuluyor.

Kontrast bir tercih değil gereklilik

Görsel dil kararlarının içinde en sık atlananı metin ile zemin arasındaki kontrast. Marka renginin üstüne beyaz metin yazmak tasarım önizlemesinde iyi duruyor, telefonda güneş altında okunmuyor.

Pratik kural: gövde metni için zemin ile metin arasında en az 4.5:1 kontrast oranı gerekiyor, büyük başlıklarda 3:1 yeterli. Açık tonlu bir marka rengini zemin yapacaksanız üstüne koyu metin koyun; beyaz metin gerekiyorsa rengin koyu bir varyantını üretin.

Bu ölçüyü gözle yapmayın, ücretsiz kontrast araçlarıyla ölçün. Aynı kural sosyal medya görselleri için de geçerli; hatta orada daha kritik, çünkü kimse görseli yakınlaştırıp okumaya uğraşmıyor.

Platform farkını sisteme dahil edin

Aynı görseli her yere göndermek, görsel dilin tutarlı olması anlamına gelmiyor. Instagram'ın dikey kadrajı, LinkedIn'in yatay önizlemesi, kısa video platformlarının tam ekran alanı birbirinden farklı.

Sistemi kurarken her şablonu en az iki orana hazırlayın: dikey ve kare. Videolarda güvenli alanı hesaba katın; arayüz elemanları görselin alt ve üst kısmını kapatıyor, oraya yazılan metin görünmüyor.

Bir de okuma mesafesi farkı var. Akışta hızla geçilen bir gönderide en fazla altı ile sekiz kelimelik bir başlık okunuyor. Şablonun metin alanını buna göre sınırlayın; alan ne kadar büyükse o kadar çok metin yazılıyor ve hiçbiri okunmuyor.

Değişmeden önce dokümana geçsin

Görsel dilin yazılı hale gelmemesi, altı ay içinde dağılmasının başlıca nedeni. Kararlar tasarımcının kafasında duruyor, tasarımcı değişince sistem de değişiyor.

Belge uzun olmak zorunda değil. Renk kodları, yazı tipi adları ve boyutları, kenar boşlukları, şablon dosyalarının nerede durduğu, hangi durumda hangi şablonun kullanılacağı. Beş sayfalık bir belge çoğu ekip için yeterli.

Kaynak dosyaları da devredilebilir halde tutun. Tasarım dosyaları katmanları açık, yazı tipleri belirtilmiş, renkleri stil olarak tanımlanmış olmalı. Yalnızca dışa aktarılmış görselin teslim edildiği bir düzende, ilk küçük değişiklikte her şeyi yeniden çizmek gerekiyor. Bizde kaynak dosyaların müşteride kalması içerik üretimi çalışmasının standart parçası.

Ne zaman değiştirilir

Görsel dil sık değiştirilecek bir şey değil. Tanınırlık tekrardan geliyor; üç ayda bir palet değiştiren bir hesapta tanınırlık hiç oluşmuyor.

Değişiklik için makul nedenler var: iş kolunun değişmesi, hedef kitlenin belirgin biçimde kayması, mevcut sistemin erişilebilirlik açısından yetersiz kalması, şablonların yeni içerik türlerini karşılayamaması.

Değiştirmeye karar verdiyseniz hepsini birden değiştirin ve geçişi bir tarihte yapın. Yarısı eski yarısı yeni bir akış, ikisinden de kötü görünüyor.